30 Aug
2012
Kategori: gündelik    |    Saat: 21:28
Yazar     |    Comments Off on acil servis

acil servis

küçük bir kaza, go kart kazası. bir anlık dalgınlık ya da karşı tarafın hatası. olay olduktan sonra hatanın olup olmaması pek önemli durmuyor. bir sızı, biraz uyuşukluk ve biraz halsizlik. sırtın boyun başlagıcından göğüse doğru bumerang şeklinde bir morluk, kızarıklık. en son çıkmadan önce söyledikleri şey ise, deri altı kanaması, ve travmaya bağlı sağ kolda kas sertleşmesi. gerisinde çok kayda değer bir şey yok gibi. o yüzden devamı sekmesi oldukça gereksiz ya da bilmem vardır belki.

Devamını Oku >>

22 Aug
2012
Kategori: hayat    |    Saat: 01:42
Yazar     |    1 Yorum

herkes gibi olmak

olmamalı, yapmamalı. çabuk tanımamalı, çabuk ısınmamalı, çabuk bağlanmamalı, çabuk sevmemeli. ümit ve umut etmemeli hiçbir zaman. hiç kimse yapmamalı bunu.

davranışları değiştirmemeli, değiştiriyorsa bile dürüst olmalı ya. saatlerce tartışarak karşı çıktığın insan olmamalı.

Devamını Oku >>

16 Aug
2012
Kategori: gündelik    |    Saat: 10:47
Yazar     |    Comments Off on fırsat dediğimiz şey neydi

fırsat dediğimiz şey neydi

acaba yazacak pek bir şeyim olmadığından mı daha az yazabiliyorum. mantıklı geliyor, ama zamanım yok bahanesi de olabilir, belki üşengeçlik. evet üşengeçlik üzerine çok fazla şey yazabilirim. ya da uzun yıllar önce söylediğim gibi sosyal ağların fazlalığı blogları ölüme mahkum etti. blogspot fırtınasını, facebook, twitter vs aldı götürdü. minimum facebook ve ortalama bir twitter kullancısı olarak sanırım ben de blogumdan uzaklaştım. ama yalnız değilim bu konuda. o yüzden blogları korumak için oralardan olabildiğince uzak durman en iyisi sanırım. bir oyun olarak gördüğüm ve oldukça eğlendiğim foursquare’ı da tükettim şu anda. halbuki bir esenboğa, bir bahçelievler ve 7. cadde mayor’luğu için girdiğim mücadeleyi kazanmışlığım var, gülücük buradaydı. bir süredir de instagram’ın android’e girmesiyle bir kaç fotoğraf paylaşıyorum. şimdilik en eğlencelisi o bence. en iyisi muhafazakar takılıp blogları korumak olmalı.

Devamını Oku >>

16 Jul
2012
Kategori: gündelik    |    Saat: 17:15
Yazar     |    Comments Off on istifa soğuk yenen bir yemektir

istifa soğuk yenen bir yemektir

sohbet ediyorduk, en son hangi filmi izlediğimi hatırlayamadım. düşündüm, biraz zaman geçti. sohbete devam ederken ben içimden düşünmeye devam ediyordum, nasıl diyelim, kafa yoruyordum. konuşmaya devam ettik. sonra geldi aklıma, evet şu filmdi. aslında 15 dakika önce söylemem gereken şeyi hatırlamak için baya uğraşmıştım. haklı bi’ gurur mu yaşamalıydım, yoksa yüzüm mü kızarmalıydı.

Devamını Oku >>

4 Jun
2012
Kategori: hayat    |    Saat: 23:02
Yazar     |    Comments Off on diğer her şey

diğer her şey

başlamadan söyleyeyim, bakın, içinde şey olan her şey, ayrı yazılır. oldu mu? bir şey, her şey, çok şey. ve ya da, “ya da” da her zaman ayrı yazılagil ailesindendir. bak dahi anlamındaki ekleri “de” ayrı yazmamız gerekiyor. lütfen dikkat edelim ama. sonra uyarınca biz kötü oluyoruz. ukala. peh.

şimdi bak ne geldi aklıma,

Devamını Oku >>

30 May
2012
Kategori: hayat    |    Saat: 22:02
Yazar     |    Comments Off on sıradan bir adam

sıradan bir adam

radikal gazetesiydi sanırım, ne zamandı, 17 mayıs mı? yoksa 12 nisan mı? hatırlayamıyorum tam olarak, sıradan bir adam başlığıyla çıkan yazıyı. kim yazmıştı ki, pazar ekinde miydi yoksa. hatırlamıyorum ki.

sıradan bir adam diye başlıyordu,

Devamını Oku >>

27 May
2012
Kategori: hayat    |    Saat: 08:45
Yazar     |    1 Yorum

zaman

playlistime birkaç şarkı ekledim, zaman üzerine yazmak için. hayatında herkes bir kere de olsa duymuştur kendisine söylenen “zamanla geçer” şeysini. herkesin hayatında olmuştur böyle “zamanla geçer”ciler. bir anda ortaya çıkarlar ve ilacı verirler “zaman”. daha ilerisi de “zaman her şeyin ilacıdır”

Devamını Oku >>

10 May
2012
Kategori: hayat    |    Saat: 21:23
Yazar     |    Comments Off on soğuk

soğuk

soğuk ve karanlık. bir göz kırpışı, gözünü aç ve kapa, geride canlanan 25 yıl, anılarını tazelemeye çalış, gözlerinin önüne getir, hayal et, gereksiz şeyleri at, 15 yıl kaldı. biraz daha zorla, düşün, mutsuz olduğun anları çıkar, sevdiklerini düşün, yaz ayları her zaman akılda kalır, düşünmeye devam et, geriye çok az şey kalıyor. bir göz kırpışı tüm o yılları geri getirebilir mi, evet, gözlerini kapa ve ordasın, koşuyorsun.

soğuk ve karanlık, bi’ telefon. sonrası senin donup kaldığın, etrafının devam ettiği, baktığın ama görmediğin, duyamadığın cızırtılar, geçen insanlar, donuklaşan ve buğulaşan gözler. ilk kez hissedilen o duygu, hayatın bi gerceği, acı.

sahi, ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir, hiçbir şey. asla ve asla hiçbir şey.

seksen yıllık bir çınar… ya şimdi,

18 Apr
2012
Kategori: hayat    |    Saat: 23:39
Yazar     |    1 Yorum

bir adam

bir adam vardı, geçen gün okuduğum romanda geçen bi karakter. ilginç.

içi sıkılıyor, yazacak şeyi çok, içini dökmesi gerekiyor, yapamıyor çoğu zaman, geçmesini bekliyor, bazen geçiyor, bazen de geçmiyor.

tahammülü kalmamış saçmalıklara, gördükçe daha fazlasını iyice soğuyor yaşadığında… samimiyetsiz samimiyetler.

müzik dinlemeyi sevmiyor artık, hatırlattıkları acıtıyor belki, belki de düşündürdükleri üzüyordur.

Devamını Oku >>

12 Apr
2012
Kategori: hayat    |    Saat: 20:22
Yazar     |    Comments Off on monoton

monoton

her gün aynı işe ya da okula gidiyorsanız,

her gün aynı yoldan yürüyor, aynı dolmuşa biniyor ve aynı yere oturuyorsanız,

dışarı çıkarken değişen tek şey çoraplarınızın rengi veya ceketinizin deseniyse,

en son okuduğunuz kitabın sonunda ne olduğunu hatırlayamıyorsanız,

yeni tatlar ve mekanlar denemek yerine korkak davranarak her zaman yediğiniz yerde yemek yiyorsanız,

Devamını Oku >>