19 Sep
2013
Kategori: hayat    |    Saat: 20:23
Yazar:     |    1 Yorum

son

veda etmek böyle bir şey sanırım. hem söyleyecek çok şeyiniz var, hem de hiçbir şey yok aslında. öylesine donuk, hissiz ve sessiz bir an.

bloglar bir nevi terapi. yalanlarla dolu sanal dünyanın en gerçek ve içten yeri olsa gerek. diğer yandan bir itiraf ve aynı zamanda bir kaçış. ama her şeye rağmen asla boş bir defterin ve kalemin içtenliğini sunamaz. yani sanırım. ama değil ya, insan yazmaktan korkuyorsa, nereye yazdığının ne önemi var ki. hak veriyorum.

herkes hayatının bir döneminde küsmüştür birilerine, konuşmamıştır, dargın kalmıştır. bu öyle bir şey değil ama. veda etmek. ne kadar da zor, acımasız. sessiz. ben daha önce insanlara veda ettiğimi zannediyordum, yanılmışım. daha önce hiç kimseye veda etmemişim. lütfen siz de etmeyin. diyorum ya zor. insan söylemek istediklerini mi söylesin, yoksa kalan o kısacık anın tadını mı çıkarmaya çalışsın. yok olmaktan söz ediyorum burada, o anın o kadar değeri var ki. bitmesin istiyorsun, kapanmasın istiyorsun. ama bitiyor.

uzunca süre buralarda olamayacağım, belki hiçbir zaman. ama bakarsınız yarın bile dönebilirim. sonuçta bunun adı hayat, ne zaman ne olacağını kim bilebilir ki?

bir eylül günü açılmıştı burası, dayanılmaz yazma hissiyle hayata geçirilmişti, tesadüf o ki bir eylül günü kapanıyor. bloglar söylenemeyen şeyleri içinde saklar, satır araları okunursa aslında verilmek istenen mesaj her zaman verilmiştir. satır aralarının etrafında ise onu saklayan kelimeler bütünü bulunur, gerisi boş. sanırım söylenecek çoğu şey söylendi. artık o yazma hissi kaybolduğuna göre burasına da pek gerek yok. aslında yazacak ve anlatacak çok hikaye var, ama yeri artık burası değil. eski defterleri ve mürekkebi tükenmiş kalemleri saklandıkları yerden çıkarma vakti geldi.

çünkü söylemediğin zaman ne oluyor biliyor musun? o kelimeler içinde büyüyor önce, sonra şişmeye ve nihayetinde çürümeye başlıyor. en sonunda seni de çürütüyor. arta kalan ise birkaç tane kelime oluyor. onları da hiç bir zaman söyleyemiyorsun. böyle bir durum işte. o yüzden siz siz olun, zamanı geldiğinde söyleyin, daha geç değil.

o masalın gerçekleşmesini dilerdim, bunu çok isterdim evet, saklamayacağım. ancak bir yaz gecesi rüyasında gerçek olabilecek kadar güzel bir masaldı. ve o masalın bir eylül günü bitmesi ne kadar şaşırtıcı olabilir ki. hiç.
eh.
size de söyleyeceklerim var. çok değerli vaktinizi benim değersiz yazılarıma ayırdığınız için teşekkür ederim. geçen 5 yıllık süreçte bu siteye girmiş herkese teşekkür ederim, hepinizi seviyorum.

ve ben, herkes gibi oralarda bir yerlerde olmaya ve beklemeye devam edeceğim elbet

bitti.

1 Yorum

  • Gitmeeee….Diyeceğim ama kararını çoktan vermişsin..Sana gitmee dediğime bakma benzer bir şekilde 2 yıl önce bende gittim ve hala dön(e)medim..Hala tek bir satır ne yazıyorum ne de o blog sayfasına giriyorum..Sanırım bitti bir şeyler bende..O masum duygularda bitti galiba..Bende benzer bir biçimde bir Eylül ayında eteğimde taşları döküp nasıl olacağını bilmediğim bir sayfa açtım..Haklısın..Geç kalınmamalı bir şeyleri söylemek için ama bunun tek taraflı yüklenmek kişinin kendisine yaptığı en büyük haksızlık olur..Ya karşındaki kişi seni aslıda hiç haketmiyorsa ya karşındaki kişi senin düşündüğün gibi biri değilse ?! Ya sen sadece aklında yarattığın karakterle hayaller kurmuşsan ama o kişi aslında gerçeğinin yanından bile geçmiyorsa ?! Uzarrr giderrr…seni çok seviyorum bunu unutma senin gibi birininde çookk mutlu olmasını istiyorum..Geri dönmeni bekliyor olacağım..