Arşiv: December, 2012
25 Dec
2012
Kategori: gezi    |    Saat: 00:51
Yazar     |    2 Yorum

paris’e ve hissettirdiklerine dair

ne zamandır yazmak istiyordum. akşam akşam aklıma geldi. birkaç yıl önce paris’i görme şansım olmuştu. gerçekten büyüleyici bir şehir. methini çok duyduğum londra’yı henüz görme fırsatım olmadı ama barcelona’dan sonra benim gözümde avrupa’nın en iyi şehri.

şehir hakkında birkaç kelam edeyim de sonra dilediğimce yazarım o güzel olayı. bir kere metrosunu görünce şaşırmamak elde değil, haritayı elinize aldığınızda her şey kolay, o metro ağını görünce güzel ülkem geliyor aklıma, istanbul’u ankara’sı.. bir geyik var, her yer sidik kokuyor diye, insanların gidip sidik kokladığını düşünüyorum, bir gelenek olmuş, her paris’e giden güzelliğinden, büyüsüden bahsetmek yerine ilk olarak sokaklardaki sidik kokusundan, metronun boklarından bahsediyor, belki de gittiğini belli etmek için, bilemedim ama onlara bravo.

Devamını Oku >>

15 Dec
2012
Kategori: film    |    Saat: 01:26
Yazar     |    Comments Off on the hobbit: an unexpected journey

the hobbit: an unexpected journey

ne zamandır bir film hakkında yazmıyormuşum. buyrun hobbit karşınızda.

film teknik açılardan kusursuz gibi. gerçi orasını eleştirmek bana düşmez, ilk başlarda orta dünya’ya 3d’yi yakıştıramayacağımı düşünmüştüm ama oldukça iyi olmuş. oyunculuklarda hiç eksiklik hissetmedim. zaten yeni zellanda tek başına başrol oyuncusu olsa bile tatmin etmeye yeter. senaryonun da iyi olduğunu düşünüyorum. üç kitaba bölmek kitabı neredeyse aynen aktarmak olarak geri dönmüş ki en çok tatmin olduğum bu nokta oldu. zira yüzüklerin efendisi’nde en büyük eleştirilerim kitaba sadık kalınmamasıydı. peter jackson belki onu zorunluluktan yapmıştı ama rüştünü ıspat ettikten sonra yapımcılığı da üstlenerek bu sefer hatasını düzeltti. unutmayalım ki peter jackson başlı başına büyük bir tolkien hayranı, dolayısıyla ona güvenim tam(dı). şu filmi del toro’nun çektiğini hayal bile edemiyorum.

müzikler harikaydı zaten ona diyecek sözüm yok, howard shore zaten bu işin piri olduğunu çoktan kanıtlamıştı. atmosferi çok güzel yansıtıyor. theme müziğini de çok beğendim.

film kesinlikle tatmin edecektir. zaten bir tolkienseverin filmi beğenmeyeceğini düşünmüyorum. orta dünya’ya tekrar geri dönmek bile başlı başına bir armağan, eski dostlarımı görmüş gibi sevindim. aslında durağan gibi gözüküyor ama ben katılmıyorum, aksine tempo hiç düşmüyor, bir olaydan diğerine, geçişler hızlı ve hissettirmiyor, o yorgunluk hissi durgunluktan değil aslında. biraz daha istiyor insan.

buradan itibaren spoiler şeysi koyayım da rahatça içimi dökeyim. filme/kitaba dair naciazane tespitler yapayım.

Devamını Oku >>