l’italianistica
başka işim gücüm yokmuşçasına üşenmedim iki tane öss sınavına girdim ve neticesinde ankara üniversitesi italyan dili ve edebiyatı bölümünü kazandım. evet studio l’italianistica all’universita di ankara. ama mutlu muyum, değilim tabii ki, en son ne zaman işler yolunda gitmişti onu bile unuttum. orası ayrı hikaye.
itiraf etmem gerekir ki günün birinde birisinin bana yol göstermesini ya da ne yapmam gerektiğini söylemesine ihtiyaç duyacağımı düşünmezdim. italyanca’yı öğrenmek istiyorum, zor ama eğlenceli. öğrendikçe daha da keyifli geliyor. ama diğer yandan uluslararası ilişkiler yüksek lisansı devam ediyor. bu dönem verilmesi gereken iki ağır ders ve bahar dönemi bir bitirme projesi. geçen dönem nasıl hem çalışıp hem okula gittim aklım almıyor şu an.
bir de ingilizce kursu meselesi var, 3 aydır toefl mı ielts mi düşüne durayım henüz bir adım atmışlığım yok. olağanca üşengeçlikle kurs bakmayı da bayram sonrasına bıraktım. italyanca demiştim, her gün gölbaşına gidip gelmek, bakınca çok mantıksız geliyor. sonra etrafıma bakıyorum. benim ne işim var diyorum burada. “bir” arkadaşım, daha ne kadar okumayı düşünüyorsun diyerek gitmememi söylemişti okula. neden girdim ki zaten sınava, başka işim mi yoktu acaba. böyle olacağını bile bile üstelemenin anlamı neydi ki.
hayattan zevk alma işini çok önceleri bıraktım zaten. mal gibi yaşıyorum. tepkilerimi bile kaybettim. kendim için resmen endişelenir hale geldim.
yapacak bir sürü şey var buradan bakınca, ama ben bunların hangisini istiyorum?
hiçbirini ya.
ne italyancayı, ne kursu hatta yüksek lisansı. hepsini bırakmak istiyorum ya. hatta ankara’dan da gitmek istiyorum artık. boğulmak üzereyim burada. her şey üzerime geliyor sanki. her şeyi öylece bırakıp kaçmak istiyorum ya. hele bi de gitmeyi başarsam herhalde bi 20yıl dönmem ankara’ya…
artık tamamen bir boşluk durumundayım galiba. dayanmaya çalışıyorum ama nereye kadar bilmiyorum. ne kadar daha sürükleyebilirim bunları, hepsi meçhul. geri dönüp bakıyorum da, gerçekten iyi bile dayanmışım. iş, okul, yüksek lisans. ne bilm ya. ne arar ne sorar olduk ailemizi de, arkadaşlarımızı da. boktan, boş bi adam oldum.
bunlar ters gidince insanın sağlığı da bozuluyor sanki. dizim düzeleceğine her gün daha da kötüye gidiyo sanki. midem desen hep tetikte.. uyku düzeni diye bir şey zaten yok.
ne istiyorum onu da bilmiyorum ya. huzur mu desen, mutluluk mu desen. adı yok sanki.. sıkışmış hissediyorum kendimi. evden dışarı adım atasım gelmiyo. bazen sabah uyanıyorum, yatağa girip gece yarısına kadar tv, dizi, film. bilmem ne izliyorum. geceye doğru müziğe dönüyorum. sanki kendimi koruma yöntemi bu. salakça bir kaçış ya da…
başkalarına tavsiye vermeyi seven birçok kişi vardır. eğer onlardansanız, şimdi tam zamanı be.
Yoruma kapalı.
