sıradan bir adam
radikal gazetesiydi sanırım, ne zamandı, 17 mayıs mı? yoksa 12 nisan mı? hatırlayamıyorum tam olarak, sıradan bir adam başlığıyla çıkan yazıyı. kim yazmıştı ki, pazar ekinde miydi yoksa. hatırlamıyorum ki.
sıradan bir adam diye başlıyordu,
her gün sokakta onlarca görebileceğiniz türden bir adam. adamların türü mü olur ki, neden türe ayırmış. diğerlerinden farklı olmayan işte, sıradan dediğine göre öyle olmalı. çok sevdiğim bi söz olsun bu; insanları umursamayarak ve onlar tarafından umursanmayarak yaşayan. ama korkak bence.
odasının perdesini 6 aydır açmamış, 6 aydır her sabah karanlığa uyanıyor. değiştirmek için çaba sarfetmiyor. ya da vazgeçmiş yazdığına göre. hayal ediyorum. her sabah uyandığı karanlığı. dağınık bir oda, tozlu kitap rafları, bulaşıkları birikmiş bir mutfak canlanıyor gözümde. uyanıp banyoya giderken salondaki dağınıklığa katılıyor giydikleri. bazen bir jean oluyor bu bazen de boxer. geçen gün kalorifer peteğinin yanında perdenin aralığından geceyi izlerken uyuya kalmış. sabah olduğunda aralıktan sızan güneş ile uyanmış.
kabul etmiyor ya da inkar ediyor yardıma ihtiyacı olduğunu. yardım isteyemiyor belki, belki de geri çeviriyordur. ya da yardım isteyemeyecek kadar zavallıdır bu sıradan adam. sokaktaki herhangi biri bir başkası için neden vakit ayırmaya değer olsun ki.
hikayesini okuduğumda üzüldüm bu adam için, eğer günün birinden böyle bir adamla karşılaşırsanız. kızmayın ona, yardım edin, o yardım istemese bile.
mesela özlediğini söyleyebilmeli insan, aramadığı için üzgün olduğunu söyleyebilmeli. yanında olmasını istediğini itiraf edebilmeli belki de. o zaman daha kolay olur be. belki bu sefer olur.
Yoruma kapalı.
