monoton
her gün aynı işe ya da okula gidiyorsanız,
her gün aynı yoldan yürüyor, aynı dolmuşa biniyor ve aynı yere oturuyorsanız,
dışarı çıkarken değişen tek şey çoraplarınızın rengi veya ceketinizin deseniyse,
en son okuduğunuz kitabın sonunda ne olduğunu hatırlayamıyorsanız,
yeni tatlar ve mekanlar denemek yerine korkak davranarak her zaman yediğiniz yerde yemek yiyorsanız,
monotonsunuz işte…
işte aynı şeyleri yapıyor, yıllardır aynı müzikleri dinliyorsanız da monotonsunuz.. esince istediğinizi yapamıyorsanız da… başkalarına bağlıysanız da..
siz monotonsunuz ve konuştuklarınız da monoton, sıkıcı, ilerlemeyen, zorladıkça daha da batan, “nasılsın, iyiyim, ya sen, ben de iyiyim, ee nasıl gidiyor?”
heyecandan ve değişiklikten uzak, sıkılan, yorulan, bunu bilen ve değiştirmek için çabalamayan, çabalamanın işe yaramayacağını düşünen, mücadele etmekten vazgeçen, değişme umudu kalmayan.. sizler de monotonsunuz.
film izlemeye yeterince vakit ayırmayan, gazete okumayan, dünyada neler olup bittiğinin farkında olmayan, sizler de monotonsunuz..
kitapları okumadığı gibi onlara kötü davranan, okuduklarını da zaruretten okuduğunu söyleyen, sizler de monotonsunuz..
bir an olsun her şeyden ve herkesten uzaklaşmayı aklına bile getiremeyen, mutlu olmak için saçmalamak varken, aman ne derler diye düşünen, sizler de monotonsunuz..
aslında süper eğlenceli bir şeyi, sırf kasıntıdan beğenmeyen, sizler de monotonsunuz..
hepiniz monotonsunuz abi, tıpkı benim gibi…
Yoruma kapalı.
