tekrar ve yine gitmek
gitmek istiyorum,
hadi gidelim dediğimde; tamam cevabı almak istiyorum. bağlanmak ya da kalmak istiyorum bir yerde, aslında sıkışmak istemiyorum, “o an” gelince de hemen çantamı alıp yollara düşmek istiyorum, taş sokaklarda dolaşmayı istiyorum, fotoğraf çekmeyi özlüyorum. ama gidemiyorum, çünkü bademciklerim şişti, hemen basit sebepler bulup erteleyelim hayallerimizi, işim var çalışıyorum bahanesi sürelim ortaya. ya da ailem izin vermez olsun sebebimiz. hem o zaman argümanımız çok sağlam olur.
bir amaç uğruna
bir adam yolda yürüyor, sigarası olsa içecek, canı çekiyor, evet.
ne düşündüğünü bilmiyor, yürüyor işte. ileri de kocaman bir tabela var, üzerinde de bir yazı. “hayattaki amacınız nedir?” diye. bir sürü insan tanıyorum farklı amaçlar uğruna günlerini dolduran, iyisi de kötüsü de mevcut, çoğuna hak vermesem de karışma hakkı görmüyorum kendimde.
