terkediş
gidiyorum ben. kişisel sebeplerden ötürü terkediyorum burayı diyebilirim, ama demeyeceğim. geri dönecek misin diye soran olursa, “kim bilir” diyebilirim ki, ama yakınlarda değil, farkındayım.
gidip insanlar arasına karışacağım, umursuyor gibi yapacağım. taa ki, tekrar onlara dair umudumu yitirene dek, işte o zaman geri döneceğim. hayat yeni bir şansı hakeder. belki de denemeye değer bu sefer.
siz insanları terketmeyin, aksine bekleyin onları ne olursa olsun. beklemek sadakatin eseridir, onlara değer verdiğinizi gösteri. bekleyin, taa ki beklediğinizin aksi istikamete gittiğini kabul edene kadar. o zaman aranız açıldıkça açılır, beklemenin bir faydası yoktur artık, yürümeye başlamalısınız.
yürüyün evet, hadi. gidin “işi” olan insanların arasına karışın onlardanmışçasınıza. sizi muhtemelen farketmezler, çünkü bir yerlerde, bir şeyler olmanın telaşıyla “meşgul”dür onlar. hep bir acele ve bir yere yetişme telaşıyla aralarına kaynayabilir, bir süre izinizi kaybettirebilirsiniz.
umut bu topraklardan gitmişti, şimdi de benim sıram geldi.
gerisi de bana kalsın be.
bu seferlik.
Yoruma kapalı.
