3 Sep
2011
Kategori: hayat    |    Saat: 10:54
Yazar:     |    1 Yorum

belirsizlik ve ötesi

hayatta başınıza gelebilecek en kötü şey ne diye sorsalar, şüphesiz cevabım “belirsizlik” olurdu. belli bir yaşa kadar zaten olabildiğince plansız ve belirsizlik içinde yaşıyoruz, belki o yaşlar için bunlara ihtiyacımız da yok. ben de olabildiğince bu güruha dahil oldum. plansız, kafama estiğince geçirdim günlerimi.

ankara’da uyuduğum bir gecenin sabahı istanbul’da boğaza bakarken uyandım. kıbrıs’ta john adında yarı kaçık yarı seyyah ve banyo yapmaktan pek hoşlanmayan bi kanadalıyla dolaştım. insanların “ne yani tüm o yerlere tek başına mı gideceksin” sorularına aldırmadan sırt çantamı aldım ve “gittim.” tüm o ülkeler, şehirler, havalimanları, insanlar.. hepsi bir şey kattı bana aslında, etrafımda aradığım, bulduğumu sandığım ya da bulamadığım..

samimiyetsiz konuşmalara şahit olmak zorunda bırakıldım. içten içe riyakarlıklarını gördüm. bu beni hiç olmadığı kadar uzaklaştırdı insanlardan, konuşmak bir yana, görmek bile istemedim hiçbirini. göz göre göre damarıma basmaya çalıştılar belki, normal bir insanın yapacağı şeyler değildi bunlar. bir şey söylemedim ama unutmadım da bunları, bunlar oldukça ben uzaklaştım. şimdi ise neredeyse geçen yılları pişmanlıklar olarak adlandıracağım.

sonra mezun oldum, her zaman az çok ne yapacağımız belliydi, ama sonrasında bu ortadan kalktı. benim cevaplarını bulamadığım sorularımla beraber bu sefer çevrem de dahil oldu. bir takım arkadaşlar ve aile, akrabalar fikirlerini söylemeye başladı, çoğu ne düşündüğümü sormadan. kimisi ne olacağımı söyledi, kimisi direk ne olduğumu. garipti, kaçmak, uzaklaşmak elzemdi.

ilk şansı haziran ortalarında teptik. kötü şans desek yeridir, öyleydi çünkü. ve sonrasında süre gelen 2.5 aylık şimdi ne olacak sorularıyla geçen bir süre. kafa toplayıp, karar vermek için sığınılan bir barcelona, kısa bir süre herkesi ve her şeyi unutmak, ama sonra yine soru işaretleriyle dolu günlere geri dönmek. giderek uzaklaşmak, daha az konuşmak. kimi zaman hayal kırıklığı, biraz da burukluk, tarifi zor. şu günlerde ise bu belirsizlik durumu ortadan kalkmak üzere, gözüken iki alternatifim olduğu, şimdilik. ilk zamanlar ikisinden birisini daha çok istiyordum, ama şimdi pek öyle değil, çünkü yoruldum, çünkü sıkıldım. herhalde artık umursamadan yaşamayı öğrendim, sebebi bu. şimdi tek istediğim hangisinin olacağını netleştirmek, çünkü diğer türlüsü kolay olmuyor, bugün böyle ama yarın da böyle mi sorularını her gün yanıtlamak yorucu, önümdeki 10 günlük süreç bu soruların cevabı olacak. ne olursa olsun artık bu belirsizlik durumu ortadan kalkacak. en azından görece bi rahatlama olabilir, çünkü gerçekten yoruldum.

kimsenin hayatında belirsizlikler içinde geçen dönemler olmasın, illa olacaksa da kısa sürsün. elma, sevgiyi karşılıksız bırakmasın, insanlar birbirini yargılamasın. bir de ne dicem, arkadaşım merak etmiyoruz hangi kafede ne içtiğinizi, bırakın şu check-in şeysini.. anlıyorum bla at “oha oraya nası gitmiş ki” with ehehe’s.. eyvah, insanları yargıladım şimdi, olmadı. bi saniye, içerik başlıkla uyumlu olmadı mı yani?

1 Yorum

  • Tanıdık bir duygu..Görüşünce konuşuruz.. :DD