bir şey yaptım
yalan söylemenin anlamı yok. hayır bi şey olacağından değil ama yapmak istedim ne bileyim. when in rome’da söylüyordu ya hani, onunla alakalı belki. belki de değil, kim bilebilir ki? ben ne yaptığımı biliyor muyum da yargılıyorum kendimi, boşversene. en azından elimden geleni yaptım, ya da yapmaya çalıştım işte. içimdeki o salak his kayboldu en azından. baksana ne acınası bi durumdayım, konuşmayı geç düşündüklerimi yazıya bile dökemiyorum. eninde sonunda kem küm diyip sonlandırayım bari. ama gülmeden de edemiyorum kendime, bir de hayaller yok mu, ah insanlık, ne salak yaratıklarız biz. kendimi tom’un yerine koyup 500 days of summer’daki rolünü çalayım bari. hem dolunay var bu gece, belki kabul olur dileğim. gerçi onun için bir dileğimin olması ve onu dillendirmem gerekiyor dimi. ama benim başım dönüyor şu an, ya da oturduğum yer mi dönüyor, laptop da dönüyo olabilir.. gülüyorum mütemadiyen, engelleyemiyorum ki kendimi. ya ben ne şapşal bi insanım böyle. neyse bi kere de akıllı olmayalım, ne çıkar yani, nedir?
Yoruma kapalı.
