dönemin sonu
bir dönemin sonu değil, sadece dönemin sonu. bakmayın kuzeyli çocuğun vazgeçtim demesine, kolay mı? değil muhakkak. güz dönemini de bitirmiş olmanın mutluluğu hakim ortamda. garip, sanırım bu final dönemi kendimi bile aştım, yahu hiç not okumadan en az üç sınava girdim ki bu bana bile fazla dediğim gibi. olsun ama değdi, sınavlardan sonra çalışmanın gereksiz olduğuna karar verdim.
bugün döndüm trabzon’a, dört ay geçmiş son ayrılığımın üzerinden. garip geldiğimde hiçbir şey hissetmedim, artık neresi gerçek evim onu bile bilmiyorum, oradan buraya, buradan oraya, olabildiğince yollarda olmak istiyorum, belki uğradığım duraklardan birisi söyler; “evine hoşgeldin”. havalimanlarında hep hüzünlenirim, yolcu eden olmadığından değil oğlum, tamam biraz etkisi var. hep bi vedalaşma seromonisi vardır ya havalimanlarında, insanlar birbirine sarılır mütemadiyen, bu kimi zaman sevgili olur, kimi zaman da anne, baba kardeş. siz eğer ziyaretçi gibi aralarından geçiyorsanız başınız eğilir, duygulanmamanız elde değil, gerçekten. varışlar da ayrı, o açılan kapıdan geçtikten sonraki kalabalıkta herkes birilerini bekliyor, çıktığınızda acaba sizi bekleyen birisi de varmıdır diye kafanızı kaldırmıyorsunuz bile, kötü. uçak daha kapılarını açmadan uçakta cep telefonları açılıyor, aşkım merak etme diyor indik biz, ben de seviniyorum onlarla beraber, kavuşmanın mutluluğu güzel. bu yüzdende sevmeliyim havalimanlarını, çünkü sevenleri kavuşturuyor.
hep yolda olmak gerek demiştim, bugün yollardaydım, yoruldum ve dinlenmem gerek. çarşamba günü ise tam anlamıyla yollara düşüyorum, ilginç bir macera olacak, eğer sağ kalabilirsem buraya notlar düşmeye gayret edeceğim. umarım olacaklara değer. bekleyip görmek lazım, uzaklaşmak iyidir merak ediyorum.
Yoruma kapalı.
