bi' kaç şey
iyi oldu iyi evet.. bundan sonra çöpleri biriktireyim her zaman ki gibi, çünkü koku artık mutfağa girince rahatsız edici dereceye gelince dışarı çıkmaya bi bahanen oluyor dur şunları çöpe atayım diye.. ben denedim işe yaradı dışarı çıktım temiz olmayan fakat güzelce yağan yağmur altında dolaştım biraz, geçti sonra.
bi arkadaşım sen mutlu olamazsın dedi geçen gün. niyeymiş o dediğimde mutsuzluklardan beslenen bir vampir olduğumdan dem vurdu. heeh dedim bak sen şu işe. mutluymuşum fakat çok kafaya takıyor muşum, en ufak bi mutsuzluk herşeyi yerle bir edebiliyormuş. bu arkadaş teyzesine çekmiş olacak, sevgili teyzesi de sadece fotoğraflarıma bakarak içimde bi hüznün gizli olduğunu söyleyip maskemi düşürmüştü, kendimi çıplak hissetmiştim. yok öyle bi’ şey. hayat çok güzel, şakalar böyle komiklikler eğleniyoruz işte nolsun daha?
yahu benim anlamadığım ne biliyo musun? bilmiyosun tabi hemen söyleyeyim. ne zaman elim dolu apartmanın kapısına gelsem lanet olası anahtarları bulamıyorum, bütün ceplerime bakıyorum, yok bulamıyorum. sonra ulan gene mi kaybettim anahtarı derken baktığım son cepten çıkıyor, ulan dalga mı geçiyorsun be, bi kez de yüzümüzü güldürüp ilk baktığımız cepte çıksan ölür müsün be anahtar? çok şey mi istiyorum allahım bari bu dileğimi kabul et yav. bu arada merak uyandırmak istedim başardım mı? son bir aydır aynı şeyleri giydiğim için eşofman üstü eşofman üstü yelek 2 şer eşofman 4 tane de yeleğin toplam 8 cepli bir devim ben. bir de komiğim, evet.
hem anlamadığım hem de güldüğüm bi şey keşfettim bugün. bu ankara’daki “megan” sahipleri ne kadar yaratıcı olabiliyor biliyor musun? bugün gördüğüm akıllara zarar müşterileri tükana çekmek için asılan şeylerden biri şuydu; “sıcak sahlep” hanım koş sıcak sahlepi icat etmişler hemen içelim. bu nedir la? şaka mısın sahlepin sıcak olması ne kadar ilginç değil mi sizce de? halbuki biz onu yazları havuz başında şöyle buzlu muzlu kremalı ferah bi içecek olarak bildik ve içtik yıllarca.. bu yazıyı ilk okuyanı sıcak sahlep içmeye davet ediyorum, bana başvurabilirsiniz.
lanet olsun ankaraya tamam mı özellikle de bahçelievlere. ağzına sıctımın yerinde gidip yemek yenilecek eli yüzü düzgün kaç tane yer vardı ki? olanlarda bir bir kapanıyor şaka gibi.. ortam dedikleri ankaranın modern yüzü dedikleri caddede her 5 metreye bir çiğ köfteci yerleşmişken caanım mekanlar kapanıyor bir bir.. burdan çiğ köfteye laf ettiğim anlaşılmasın ama topu topu 300-400 metre olan bi cadde de 7-8 çiğ köfteci varsa bu işte bi yanlışlık vardır kardeşim. son olarakta hemen cafe crownın yanına eski kumrucumuzun yerine açılan ve leziz ev yemekleri yapan güzelim ablamızın şirin, naif ve sıcacık yeri kapanmış.. aferin size ankaralılar.
bir de bugün inkılap tarihi sınavının gözetmeni olan kadın resmen benden küçüktü lan! biz hala dirsek çürütelim olm nası olacak anlamadım ben bu iş.. zaten okulda, içindekiler de nefret ettirdi her şeyden.. du bakalım az kaldı zaten.

ne salağım, bahsettiğim yer kapanmamış ki, artık nası bi hale geldiysek göremiyoruz olayları doğru düzgün, peh.