12 Jan
2010
Kategori: hayat    |    Saat: 03:28
Yazar:     |    Comments Off on çok acı çekip bi' o kadar da ağladım

çok acı çekip bi' o kadar da ağladım

hangimiz ne zaman söz dinledik ki? sizi bilmiyorum, ben pek dinlemiyorum sanıyorum. eğer dinleseydim bu halde olmazdım zannederim. ama harbi öyledir asla dinlemeyiz kimseyi en iyiyi daima biz biliriz. hatırlıyorum da annem küçükken dışarı çıkarken oğlum kalın giy oğlum bere tak derdi hiç takmazdım, sonuç mu fiks bademcikleri şişirir yatardım. gerçekten ya az yatmadım ha şu bademciklerden. veya onu geçiyorum, oğlum kızım sobaya dokunma elini yakarsın dediğinde kaç kişi dinledi ki? hak vermiyor değilim size dinlemediniz, hiç birimiz de dinlemedik, yeni nesilin de pek dinleyeceğini düşünmüyorum. bak orası derin orada yüzme diyince dinlemiyoruz gidiyoruz. yani illa bi bokluk olacak ki akıllanabilelim..

işte bi’ süre önceydi ben yine dinlemedim.. ama sanırım bir süreden daha uzun bi süre.. 2 yıl kadar oluyor şubat ayıydı, trabzon’da halısaha maçı yapacaktık. oğlum sen oynama ayağın kötü, daha kötü olursun dediler. dinlemedim.

düştüm bi ara. çok feci, acısının tarifi yok. dizim evet. nasıl oldu anlamadım ama herhalde hayatım boyunca bu kadar canım yanmamıştı. ağladım hem de çok; acının verdiği sancıyla. düşünüyorum da gerçekten çok ağladım lan. bu ağrı o kadar dayanılmaz bir hal aldı ki uyumama engel olmaya başladı. o kadar çok canım yanıyordu ki rahat edemiyordum bi türlü, sürekli bir acı. doktorlarda anlamadı bu düşüşü. düşündüler, türettiler ama geçiremediler acımı.

ara ara geçer oldu acısı ama tedavi edilemediği için hep taze kaldı sızısı.. bazen aynı yeri tekrar çarptığım oluyor sonrasında ise gözyaşları kaçınılmaz oluyor. diyorum ya garibiz akıllanmıyoruz diye düzelmeden tekrar üzerine gittim, daha beter oldu, zindan etti hayatı. bazen isyan ettiğimde olmuyor değil nasıl bu kadar uzun sürebiliyor diye, o kadar tedaviden sonra, ilginç.

ama tuhafı bu sefer kimse dememişti bana tekrar düşeceğimi..öyle bok gibi duvara yapıştım resmen, yerden yere vurdu beni bu ağrı, ne kötüydü ya… ne vardı ki? keşke tam gole giderken arkadan çelme takmasaydı bana? en kötü bir gol atardım be, hem maçın bitmesine kaç dakika kalmıştı ki? maçın sonucunu değiştirmeyecekti zaten…

saolsunlar arkadaşlarım girdi koluma zaman zaman yardım ettiler yürümeme.. zaten bi süre sonra da o acıyı hissetmemeye başladım, daha dik durabildim, insanlara farkettirmemeye çalıştım acımı… uzun süre kalkamadım tam manasıyla ayağa ama idare etti işte. eninde sonunda kalktım ayağa ağlaya ağlaya, hala ağlaya ağlaya..

kim bilir bi’ sabah kalktığımda bu sızıdan eser kalmayacak, gene uzaktan kaleyi yoklayacam, gelişine vole vuracağım..

dedim ya hayat garip diye, yoksa demedim mi?

Yoruma kapalı.