29 Dec
2009
Kategori: gündelik    |    Saat: 23:53
Yazar:     |    Comments Off on eyvah yılbaşı geliyor n'pıcaz?

eyvah yılbaşı geliyor n'pıcaz?

dur yahu önce bi soluklan geç otur şöyle müziğin ritmine bırak kendini sonra düşünürüm ben bi şeyler. evet ben düşüneyim siz yapın olmaz mı? siz eğlenince ben de eğlenmiş sayılıyorum zaten. hem benim hayalimdeki meslek bu değil miydi ki zaten? başkalarının yerine hayal kurucam onlar uygulayacak sonra ben zengin olacam birini tutucam bana hayal kurması için. neyse şimdi boşver bunu.

sinemaya gidin bi kere. bakın size üç tane bana göre şükela olan film öneriyorum. birincisi abimm ikincisi başka dilde aşk sonuncusu da avatar. şimdi bu filmleri kategorize edip şununla gidin demeyeceğim, zaten onu da bilmiyorsanız nefesinizi tutup intihar etmeyi önerebilirim size, burası doğru adres değil. keh keh. o diilde böyle milyonlara sesleniyormuş hissi kaplayınca içimi hoş bi şey kaplıyor içimi. hadi selçuk gevezelik etme milyonlarca şirin çift bi şeyler söylemeni bekliyor. bi dakika doktor bey geliyorum..

evet sinemaya gidin nedir yani? yalnız sinemaya gitmeyi salık veriyorum size ama ben bu üç filmi de izlemedim henüz. muhtemelen bunlardan “üçün birini” izlerim, hehe. ama hissediyorum bunlar güzel filmler izlerseniz pişman olmazsınız. izlememe rağmen fragmanlarını izlediğim kadarıyla bi iki şey söylemek istiyorum sayın hakim. aslında avatar’ın fragmanını da izlemiş değilim ama sen çaktırma, olmaz mı?

abimm ile başlayacak olursak,  burada levent üzümcü’ye bi parantez açmak gerekiyor sanıyorum. fragmandan da anlaşılabileceği üzere filmi sürükleyen kendisi. gerçekten kaliteli bir iş yapmış. ama hikayeye bakınca muhtemelen “abii bu ne ya rainman’ı çalmışlar” diyen dangalaklar çıkacaktır muhtemelen, hep çıkar bilirim. siz bu odun “sinema guru”larına aldırış etmeyin gidin bence keyifli bir film. oynadığı rolün benzerini babam ve oğlum’da yetkin dikinciler de canlandırmıştı, şahsen inanılmaz etkilenmiş göz yaşlarımı havluyla sildiğim o filmde hayran kaldığım rollerin başındaydı kendisi. muhtemelen arada sırada ağlatacak yine aynı şekilde gözlerinizden yaşlar süzülürken gülümsemenize yol açacaktır. mustafa üstündağ kendini muro karakterinin etkisinden atamamış gibi duruyor fragmanda, ulan neymişim ben de kardeş fragmandan nasıl da tahlili yaptık be.. evet ama her şeye rağmen gidilesi bir film diyorum da bir noktaya parmak basıp bitirmek istiyorum.. ulan ayıp günah o arabayı siz nasıl uçurumdan atarsınız lan, hadi allahtan korkmadınız da klasik araba severleri de mi düşünmediniz olm? çok kızdım size haberiniz olsun bak.

geldik mi başka dilde aşk’a. ya bu film ile ilgili söylenecek o kadar çok şey var ki aslında ama söylemek istemiyorum.. diyeceğim şudur ki inanılmaz bir işe imza atılmış. emeği geçenlerin ellerinden öpüyorum ne diyebilirim ki.. o kadar naif bir film olmuş ki korkuyorum bi şeyler yazmaya.. çok dokunaklı, çok içimizden olmuş yaa.. müzikleri saymıyorum bile enfes. çok saf, temiz.. ne diyeyim daha, etkileyici ve güzel.. bizden dedim ya sıcacık işte.. bir yandan göz yaşlarınıza hakim olamazken diğer yandan tebessüm edebilirsiniz. izlerken hemen yanınızda elini sımsıkı tuttuğunuz biri de olursa, ona dönüp onu ne kadar çok sevdiğinizi “başka dilde” gösterebilirsiniz.. aşk filmi olmasına rağmen olayı yalnızca aşk boyutundan almaması hayatın içindeki “engel”leri de bize sunması filmi bu kadar yüceltmeme sebep oluyor evet ya çok güzel hem de çok. üç film arasında görmeyi en çok arzu ettiğim film bu, inşallah gidebilirim, size diyeceğim kesinlikle kaçırmamamız olacaktır.

avatar mı dedik? yahu böyle mavi mavi insanlar var biliyo musun bu filmde? alla alla mavi mavi insan mı olur demeyin hemen, orası dünya değil ki olm pandora.. evet pandora gezegenine dünyamız insanlarının saldırmasını konu olan fantastik bilim kurgu tadında bir film diyebilirim kendisine. kaptan köşkünde james cameron oturduğu için zaten dur bakalım dedirten bir film, boru değil üstad el atmışsa vardır bir bildiği. nicedir yapmak istemesi ayrıca sinema tarihinin gelmiş gelmiş en pahalı filmi olması da herhalde vardır bunda bi iş düşüncesini doğurmuyor değil, değil mi? filmi “hee gittim mavi mavi adamlar var la bi bok anlamadım” ekseninde değerlendirmeyip gerçekten izlerseniz, eminim tanıdık bir senaryo canlanacaktır kafanızda..

hee la unutuyodum az daha bak. gerçi bu henüz ülkemizde vizyona girmedi ama eli kulağındadır.. sherlock holmes’dan söz ediyorum. kendisi bir romandır esasında conan doyle tarafından yazılmış bir dedektif-polisiye romandır hatta. yönetmeninin guy ritchie olduğunu söylersem sanırım komik bir filmle karşılaşacağımızı anlarsınız. komik dedikte o kadar değil, anladın sen onu. başrollerde de robert downey jr ile jude law olunca seyretmek zaruri oluyor diyorum. merakla bekliyorum, galası geçenlerde ingiltere’de yapıldı. buna da bi göz atmakta fayda var.

yarın felan da yılbaşı gecesi için önerilerimi sunacağım sevgili okurlarım, görüşmek üzere. hepinizi gıdınızdan öptüm. keh ve peh.

Yoruma kapalı.