istanbul'un ardından
selçukla konuştum haberler iyi..
diyor ki her şey kadıköy’den boğazın serinliğine dekmiş. kendini yeniden doğmuş gibi hissetmiş, hem intihar etmekte bir anlamda yeniden doğmak değil midir zaten? bu yüzden fikren intiharımı gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum, istediğim oldu, evet. artık çoğu şey daha net.
ancak sanıyorum ki bazı arkadaşlarımı heyecanlandırmışım belki biraz da sinirlendirip üzmüş olabilirim, öyle dediler. böyle bir amacım yoktu, eğer kırılan üzülen varsa kusuruma bakmasın.
şunu da anladım yalnız, ne kadar kötü olursam olayım, ne kadar moralim bozuk olursa olsun, yani anla işte bitik eksi durumda olsam dahi benim ilacım istanbulmuş. harbiden öyle ya bi insan kendini bu kadar mı mutlu özgür hisseder bi şehirde? hiç bir şey ve hiç kimse umrumda değil, o kadar dingin ve mutluyum ki orada, her şey harika. neden diye sormayacağım çünkü artık geçti, ama keşke yav.
umarım ki hayatımın bir dönemi o inanılmaz şehirde geçsin. istanbul gurbetteki sevgili gibi sanki, ayrı kalınca çok özlüyorum taa ki kollarına bırakana dek kendimi, ondan sonra her şey halloluyor. ankarayla kıyaslama gibi komik bi şey de yapacak değilim.
evet 23 yaşın verdiği stresten kurtuldum artık, yaşasın 1 yaşındaki ben! yaşasın yeni hayat. yaşasın yeni boş beyaz bir sayfa. bana bi de yeni isim lazım varya, ona da bi ara el atmak lazım, ne koysam ki?
az kalsın unutuyordum bak, akşamın o saatinde üşenmemiş kalkıp taa esonboğalara gelmiş canlara teşekkür ediyorum, bi ağlamadığım kaldı çok sevindirik oldum. peh.
Yoruma kapalı.
