önemsenmek
önemsenmek ya aynen öyle.. one hour photo’da seymour parrish yani robin williams ne diyordu hakkaten? diyordu ki neden fotoğraf çekeriz, çektiririz..? “buradaydım. yaşadım.. gençtim… mutluydum…. ve biri fotoğrafımı çekecek kadar bu dünyada beni önemsemişti..” ne güzel söylemiş baksana. hayatta gerçekten birileri için değerli olmak güzel bir şey olsa gerek. değeri de geç, önemsenmekten bahsediyorum ya. hayal kırıklığı dedikleri de böyle bir şey olsa gerek, yüzde yüz yaşıyorum. kötüymüş hakkaten. daha kötüsü belki farkında olmamaktır bunun biliyon mu.. şimdi düşündüm de ne boktan bi adamım lan ben, allah kahretsin beni..
baksana hiç kimse sınav notumu haber verecek kadar bu dünyada önemsememiş beni. ne kadar basit gözüküyor değil mi, aslında sınav notudur bu çok büyütüyorum ben.. peh ve keh. bazen küçücük şeyler öyle derin yaralar açabiliyor ki nasıl bi duygu olduğunu ifade edemiyorum bile. iç acıtıcı ya.. kendini öyle sıradan hissettiriyo ki zaten sıradan bi insan olduğumu biliyorum, kendini yalnız ve değersiz hissediyosun ya harbi kırıcı..
oysa..
Yoruma kapalı.
