hafta sonu ne mi yapmalı?
– hayatım hazır mısın? 20 dakikaya gelmiş olacağım.
– tamam canım hazır sayılırım, gelince görüşürüz.
dinggg dongg
– canım bunlar annen için
– saol hayatım annem çok sever menekşeleri zahmet etmişsin.
– merhabalar nasılsınız?
– iyiyiz yavrum sen nasılsın?
– teşekkür ederim, nası iyi olmam baksanıza..
– canım nasıl heyecanlı mısın, farid farjad’ı dinleyeceğin için. hep anlatırdın ya öğrenciyken 10 sene önce miydi?
– evet 10 sene olmuştur belki daha bile fazla.
– farid farjad gelmiş ankara’ya konsere gidecek kimseleri bulamamışsın, yokmuş kimseciğin.. çok istediğin halde tek de gitmemişsin. anlattığın zaman nasıl da üzgün olurdun, canım benim:)
– doğru ya, zor zamanlardı o zamanlar.. hem takım elbisem yoktu o zaman zaten birilerini bulsam bile gidemezdim, ey gidi günler. gün gelipte bu takım elbiseye bu kadar alışacağımı söyleseler tek yapacağım şey gülmek olurdu herhalde.
– inşallah güzel konser olur o kadar seneden sonra..
– haha ne biçim konuşma o 10 yıldır bu anı bekliyoruz.
evet sanırım hafta sonu için farid farjad konserine gitmek isterdim hem de çok. ne yazık ki gidemedim, bir daha ki gelişe, eğer gelirse o da. durun bari hafta sonu için ben bi şeyler düşüneyim de siz gerçekleştirin benim yerime. öyle büyük bi şey değil, sıradan. önceliğim çiftler için geliyor.
erkekler berber mi kuaför mü diyor bilemiyorum ona gidin önce, haftanın yorgunluğunu atın yüzünüzden, cumartesine hazırlanın güzelce. kendisine değer verdiğinizi hissettirin. arkadaşınızla buluşmadan önce çiçekçiye uğrayın, öyle ağır gül destelerine gerek yok, küçücük bir gül alın yolda giderken gülü saklamayın, gönlünüzce taşıyın. size bakan insanlara içinizden karşılık verin. evet şimdi bi tanemle buluşmaya gidiyorum ve bu gülü ona vereceğim, onu çok ama çok seviyorum, iyi ki var hayatımda. buluşmaya gittiğinizde ilk günkü geçmeyen heyecanınızla sarılın sıkıca, sonra küçücük bi öpücük verin, sıkıca tutun elinden…
şirin olsun lüks olup olmaması önemli değil, kendinizi mutlu hissettiğiniz bi yerde yemek yiyin gözlerinizin içine bakarak. sandalyesine oturmasına siz yardım edin, garson değil. neşeli bi yemek olsun, birbirinize haftayı nasıl geçirdiğinizi anlatın, dikkatle dinleyin asla kaçırmayın, gözlerininin içine bakarak konuşun.. vizyona da çok güzel bi film girmiş, programsız habersiz gidin işte beraber izlemeye, zaten o aşk filmlerini çok sevmez mi? ağlayın beraber nedir yani? erkekler ağlamaz ritüelini boşverin, onun yanında olduktan sonra zaten geri kalanın ne anlamı var ki?
hem çıktığınızda yerleri kar kaplamıştır belki, olmayacak iş mi? çocuklar gibi eğlenin karda, birbirinize kar topu atın. ama isabeti hep o bulsun:) sonra el ele soğuktan kaçarak sıcak bi şeyler içmeye gidin. ayrılık vakti geldiğinde sululuk yapın, olmaz bırakamam diyin, yanağına küçük bi öpücük kondurup konuşmayın, sadece onu izleyin, birbirinizi izleyin, seslerin söylediğinden fazlasını gözlerinizle anlatın birbirinize.. gece başınızı yastığa koymadan önce ne kadar şanslı olduğunuzu düşünerek, yüzünüzde gülümsemeyle dalın uykuya..
şey ben mi? ben yarın kütüphaneye gidiyorum, gözlerinizden öperim.
Yoruma kapalı.
