absürdlük
harbi bak uygun bi başlık bulamıyorum bu yaşadığıma bu yüzden absürdlük olarak niteliyorum.
mekan : başkent üniversitesi bahçelievler servis durağı
zaman : bu sabah
olay : zekilik
sonuç : hepimiz salağız.
evet evet inanılmaz bir soğuk vardı değil mi bugün ankara’da? eziş büzüş sabahın köründe 3.5 saatlik uykuyla yarı sızık (sızık da ne demekse) halde servis durağına gidiyorum. alışıla gelmemiş şekilde artık sabahları insanlar sıraya giriyor servise binmek için. çok ilginç yıllardır biz koyun gibi servise saldırmaya alışmıştık halbu ki, bünye alışamadı haliyle.
gayet büzüşük bi şekilde durağa gelip sırada beklemeye başladım, bi yandan soğuğa söverken ah ulan neden bere almadım ki diye hayıflanıyorum kendi kendime.. derken uzaklardan ışıltı saçarak gelen bir kız görüyorum..
aman yarabbi.. bi anda cennette hissediyorum kendimi, o da nesi bu işte bi yanlışlık var! çünkü hala üşüyorum.
kendisi elinde abercrombie & fitch çantası, ayağında sıcacık ugg botları ve arkasına saklandığı boyasıyla geliyor aramıza, allahım ne büyük nimet, bu anı bize yaşattın ya artık yaşamak için bi neden bulamıyorum şu hayatta; elvada herkese.. prensesimiz geliyor ve herhangi bir sıraya girme emaresi göstermeden lop diye sıranın ortasına dalıyor. ah canım benim kıyamam ben sana.
bak sana sesleniyorum salak kız.
ulan dangalak, hödük, ayı oğlu ayı. biz hepimiz geri zekalıyız o lanet boktan soğukta sıraya giriyoruz, ama sen prensessin ve zekisin herşeyi çözmüşsün. öyle sap gibi sıranın ortasına giriyorsun, tabii ya biz neden bunu akıl edemedik değil mi? sağol ışığınla aydınlattın bizi, artık hepimiz senin açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğiz.. çok teşekkürler.. artık hayat daha anlamlı, artık biz daha akıllıyız, çünkü sen bize öncülük ettin. nasıl unuturuz bunu? nasıl öderiz borcumuzu lütfen söyle?
bu arada yeni header’ım nası? beğendiniz mi, söyleyin allah aşkına bak.
Yoruma kapalı.
