1 Aug
2009
Kategori: gündelik    |    Saat: 21:09
Yazar:     |    Comments Off on istanbul macerası

istanbul macerası

muhauha sanki benim izlenimlerime ihtiyacı varmış gibi ha? şaka bi yana iyi geldi bu 8-9 gün özlemişim istanbulu. yarın ankaraya gidecek olmanın hüznü kapladı içimi bak yazamıyorum neyse bi iki şey karalarım her türlü.

istanbul küçük, cevahir ondan da küçük!

cümledeki ironi dikkatinizden kaçmamıştır umarım, kaçmışsa dönüp tekrar okuyun. aman ya ne komiğim ben bugün! o değil de gerçekten küçük ama bakın niye, cevahir alışveriş merkezinde dolanıyorum, mjnin anısına dans gösterisi yapıyorlar ona bakıyordum, neyse sıkıldım halimle şöyle bi arkamı dönüp gideyim dedim baktım 16 cm yanımda mert! muhaehu ya çocuğu askere gittiğinden beri görmüyoduk, gitti geldi işe bile girmiş, hem de istanbulda! haha öküz gibi de kilo almış, tesadüfe bak cevahirde karşılaştık ve ankarada buluşmak üzere sözleştik, bana da iyi geldi nicedir görmediğim bi arkadaşımı görmek. tamam burdan istanbulun küçük olduğunu çıkaramayabiliriz, insanlar tesadüfen karşılaşabilir doğaldır bu. neyse diğerine geleyim o halde.

kadıköyden modaya doğru yürüyorum, unicef ekibi kadıköyü mesken tutmuş o sıralar yardım toplamak için face2face adı verdikleri ekip kurmuşlar, unicefinkilere rastlamamış olabilirsiniz ama kesin greenpeaceciler bi kez önünüzü kesmişlerdir, işte onun unicef versiyonu diyelim. evet onlardan bir genç kızımız benim de önümü kesti ve başladı anlatmaya şöyle şöyle diye. ben de hemen savunmaya geçerek ben greenpeace destek veriyorum zaten iki tane fazla olur vs diye (halbu ki yok öyle bişe, kredi kartım yenilendiğinden beri yapmıyorum yardım, yani kart yenilendiği için kesildi benim suçum yok aslında zaten 1 yıl kadar yaptık nelerine yetmiyor, neyse konuyu bölmeyelim.) kızcağız anlattı anlattı en son kredi bilgileri formuna geldi sıra ancak ben dediğim gibi neticesinde öğrenci olduğumu ve zaten greenpeacee yardım ettiğimden yapamayacağımı söyledim ve teşekkür ederek yola devam ettim. aslında daha sonra ulan 3 ay da 5 lira versem ne kaybederim ki dedim geri dönecektim ama acelem vardı dönemedim yoksa istiyodum yardım etmek, zaten de greenpeacee artık bağışta bulunmuyordum. neyse 2 gün sonra bu sefer istiklalde dolaşıyorum ki o gün bu gün oluyor, neyse gene uzaklardan bi unicef kızı kestirdi gözüne beni bana doğru yaklaşıyor! gene klasik yalanımı atacaktım ki bir de ne göreyim kadıköydeki kız! meuah yahu sizle kadıköyde tanışmıştık hani diye girdim lafa o da hatırladı neyse sonra kendime söylediklerim aklıma geldi dedim 3 ayda bir ufak bi bağış yapabilirim dedim. 3 ayı kaldırmışlar bende cüzzi bi ücret olarak her ay 5 lira bağış yapma taahhütünde bulundum işte, ne yapar ki 5 lira bana, çocuklar mutlu olsun yeter. o değilde kızla kanka olduk hafiften artık giderken şu sözleri söyledim, eğer 3. kez karşılaşırsak ya arkanı dön ve git ya da direk gidip bi kahve içelim bu işte bi keramet var diye. güldük geçtik sonra iyi dileklerimizi ilettik birbirimize. harbi ha küçük bu istanbul!

mangoyu çözdüm!

evet mangoyu çözdüm, adamların foyasını ortaya döküyorum şimdi. ulan bunlar kadınlara pantolonları vsleri 3-5 liraya satıyorlar utanmadan ama işin mucizesi farklıymış. ankarada he markası olmadığından istanbula geldiğim şu günlerde öğrendim bunu. bu arada 365 avmde varmış ankarada onu da bugün öğrendim. neyse bu mango denilen marka kadınlara yapılan indirimi erkeklerden çıkarıyor yahu utanmadan. yoksa kadınlara 50liraya poşetleri doldurtup çıkartırken, biz erkeklerden yazın ortasında bir kaşkola 92 lira vermemizi beklemezdiler değil mi? ayıp değil mi ya? kadınların hırkaları 19 lira erkeklerin 69! saolun ya bizde kazız, yolun anasını satim. ayıp o kadar şukela şeyler yapıyorsunuz bize de ucuz satsanıza sonra son paranızı bi yeleğe yatırıp ankaraya dönmek için annenizin kartını kullanmak zorunda kalıyor insanlar! varya bershkaya da kıl kaptım, adamlar mangoyla aynı haa aynı yeleğin kadın modeli 29 lira erkek modeli 64 lira ulan bi ispanyollarda var bi bokluk ama hadi bakalım.

sakar her yerde sakar

ulaen ne olacak benim bu sakar halim abi! yeter yahu dokunduğumu yıkıyorum. bana bi adam söleyin ki küçük bi su almak için süpermarketin ulu ortasına yapılan 2 metrelik su kulesini yıksın! mauauh ulan sanki jenga oynuyoruz, o değil köşeden almıştım halbu ki! ama çok güldüm kendime ya.

böyle işte istanbul. hayat akmaya devam ediyor tüm hızıyla, biz de bir süreliğine dahil olduk eğlendik bolca, her şey için teşekkürler. ulan beş parasız kaldım ya ne güzel istanbul ya! bu arada istanbulda yaşanmaz abi, okumak felan hikaye, burda paran olucak rahat rahat yaşıcaksın, işmiş, okulmuş bayar bunlar! :) tavsiye verecek değilim la şuraya gidin şurda şunu yiyin kimim lan ben hıncal uluç mu? sağlıcakla.

aa bak yazdıktan sonra farkettim bu yazımızla birlikte dalya demişiz, istanbula nasipmiş, yakışır! oo kutlu olsun, havai fişekleri atılsın, şampanyalar patlasın, dansözler oynasın. 100 yüz 100 yüz ;)

Yoruma kapalı.