hayata dair
i could stay awake just to hear you breathing!
watch you smile and you are sleeping
while you’re far away and dreaming
i could spend my life in this sweet surrender
i could stay lost in this moment forever
well, every moment spent with you
is a moment i treasure
well, i just wanna be with you
right here with you, just like this
i just wanna hold you close
feel your heart so close to mine
and just stay here in this moment
for all the rest of time…
“ulan” ya ne diye girdim bak ne yazdım. ne olursa olsun bu benim suçum sayılmaz. evet evet tek suçlu şarkılar. tamam peki şarkıları geçelim. insanın hayatında bazı anlar olur ya hani hiç bitmesini istemez, ama sonunda da her zaman biter. o anlarda nasıl huzur kaplıdır insanın içi değil mi? dertmiş, tasaymış varsa bile umrunda değildir insanın. ama hayatta o kadar gariptir ki o bitmesini istemediğin an her zaman biter. bazen mutlu bazen de mutsuz, acı verici. ama dedik ya hayat bu diye, her zaman oyununu oynar ve genelde bu anlar hep acıyla yerini alır insanın hafızasında. içi sızladığında, gözleri daldığında, yalnız kaldığında hep o sızı çıkar ortaya, namussuz hayat zaten hep tek başınayken, yalnızken yakalar seni. hayatta binlerce düşünülmesi gereken şey varken olmaz, yapamazsın.
“o değilde ne diyorum yahu ben yine? ben nerdeyim, siz kimsiniz, burası neresi? ışıkları kim söndürdü? doktor bey duyuyor musunuz? size söylüyorum. dur nereye. ah bu akrepler. tamam geçti.”
Yoruma kapalı.
