lost sezon 5 bölüm 10-11
5. sezonun başlamasıyla iyice hızlanan lost, son bölümlerinde iyice hızı arttırmış gidiyordu ki 11. bölümüyle (whatever happened, happened) diğer bölümlere nazaran frene basıp biraz daha eski bölümlerde ki gedikleri kapattı. öyle olması da kötü olmadı aslında. çünkü 10. bölümümde ki gidip 200 km ile viraja girip uçuruma yuvarlacakken bitirirsen bölümü ve 11. bölümde uçurumdan düşersen olmazdı, nitekim olmadı da. 5×10, 7, 8 ve 9. bölümde iyice yükselen adrenali bir üst seviyeye taşımıştı. ee o zaman 10. ve 11. bölüme biraz göz atalımda zaman geçsin. bolca spoylır, hatta tamamen spoylır içerir, izlemeyenler uzak dursun sonra ki paragraflardan.
10. bölümün final sahnesinde ufak ben’in sayid tarafından yere yığıldığını izlemiştik. hemen aklımıza ben ölecek mi soruları geldi? eğer ölürse gelecekte ki olaylar nasıl cerayan edecekti? yaptığı sadistliklerin sebebi acaba ölmeyip psikopatlaşmasımıydı? vb benzer sorularla kafayı yiyererek geçirdik bir koca haftayı. birde 10. bölümle beraber geri dönen 6’lının adaya kendilerince dönüş sebeplerini izlemeye başladık, 10. bölümü sayid’in gözünden izlediğimiz için sayid’in adaya dönüş sebebinin ufak ben’i ortadan kaldırması olarak görüyoruz. hemen belirtmekte fayda var sayid bunu adaya geldikten sonra farkediyor. bu arada birbiriyle o kadar bağlantılı şeyler var ki nedense yazmakta zorlanıyorum. evet tekrar ben’in vurulmasına gelelim o halde. evet vuruldu ben, ama ölmedi bir şekilde, zaten ölmesi de lost’un büyük yara almasına sebep olurdu (sayid tüüü senin sıfatına lan bi bebeyi öldüremedin, delikanlı diilsin olm). ben’in gelecekte ki sadist haline sayid’in sebep olduğunu düşündük 11. bölümü izlemeden. çünkü ben çok güvendiği birisi tarafından ihanete düşürülüp vuruluyordu, bundan sonra kendinden başkasına güvenmeyen ve insanları gözünü kırpmadan öldüren ben için bu senaryo aslında çok da mantıklı gözüküyordu. diyorduk ama bazı tutarsızlıklar vardı. kendisini vuran sayid’i ben, gelecekte neden tanımamıştı?
evet zurnanın son deliği geliyor şimdi, 11. bölümde kate ve sawyer ölmek üzere olan ben’i otherslara götürürler ve son çare richard’a ona yardım edip edemeyeceklerini sorarlar. şimdi richard’ın büyülü sözlerine bakınca olayı gayet iyi anlıyoruz, neden sayid’i hatırlamadı? neden bir sadiste dönüştü vs. richard abimiz diyor ki, onu alırım ve iyileştiririm fakat vurulduğunu hatırlamayacak ve kendini her zaman bizden biriymiş gibi hissedecek (ibne senaristler sizi ayıp lan!) buradan anlıyoruz ki richard’ın yaptırdığı tedavi (henüz ne olduğunu bilmiyoruz) gelecekte ki ben’i doğuruyor. hem sayid’i hatırlamaması ve sadist birisine dönmesini açıklıyor, çünkü ben ondan sonra dharma üyesi değil, others! bu arada kankam richard’ı uyarıyor bi eleman ellie ve charles’a sormadan alma diye, charles muhtemelen charles widmore o zaman ki liderleri hatırlayın widmore ile locke’un konuşmasını widmore locke’a eskiden liderin kendisi olduğunu söylemişti. elli ise faraday’in annesi, yani gelecekte onları geçmişe yollamak için binmeleri gereken uçağı söyleyen kişi, of lan ne karışık ve güzel. richard abimiz tabi adamı umursamıyor. richard’a hayran olmamak elde değil, adam ne yaşlanıyor ne bişe, 50 yıl önce de 50 yıl sonra da aynı, bende senin gibi olucam richard abi!
evet ben olayını kapatıp iki bölümde olanlara devam edelim. jack-kate-sawyer 3lü aşk üçgeninde hatta buna juliet’i de ekleyip dörtgeninde desek doğru olur, yeni gelişmeler ve hayal kırıklıkları var.
jack ufak ben’i iyileştirmeyi reddettikten sonra kate’den iyi bir fırça yiyor. kate jack’e biliyor musun, yeni halini hiç sevmiyorum, eski halini severdim diyor. işte fırtınanın koptuğu an, jack buruk, acı çeker vaziyette; hayır kate, eski halimi de sevmezdin diyince bi üzülüyo, büzülüyo. zaten eski flörtü de sawyer’la yaşıyo, jackle iki kadeh içip dertleşesim geldi lan, hatch’den de dharma birası alır sabah kadar içerdik, ama olmadı.
yine adaya dönmelerinin sebepleri olduğundan ve herkesin adaya gelmesinin sebebini öğrenmeye başladığından bahsetmiştik. jack’te bundan bahsediyor ve adaya dönmemin bir sebebi var ve bunu henüz bilmiyorum. yine aynı bölümde kate’in bunu adaya dönmeden anladığını ve o yüzden adaya döndüğünü öğreniyoruz (claire’i bulmak, aaron’ı zaten claire’ın annesine bırakmıştı).
başka noluyodu ki unuttum bak? dur bir iki yorum yapalım bari. sayid’in beni vurması meselesi; anladık ki ben others tarafından tedavi edildiği için ileride sadistçe işler yapacak, yani onlardan biri olup dharma’yı katledecekler. o zaman burdan şunu anlıyoruz ki, bunun sebebi tamamen sayid. sayid ben’i öldürerek bu katliamın önüne geçmek istedi belki ama buna kendi sebep oldu, eğer ben’i vurmasa ben others tarafından iyileştirilmeyip, onlardan biri olmayacaktı. ama diğer yandan da faraday’in teorisine göre gelecekte herhangi bir değişikliğe yol açamazsınız. bu bağlamda sayid onu vurmasa ben yine bi ibnelik yapıp others’a katılacaktı. keza 3 yıl önce ormanda richard’a bunu söylemişti, richard ona beklemesi gerektiğini söylemişti. bir nevi kelebek etkisi diyebiliriz. geçmişe dönüp bir şeyin olmasın engellersek o şey farklı bir zamanda farklı bir şekilde tekrar olacaktır. bunun için asthon catcher’ın oynadığı harika film butterfly effect izlenebilir. hatta bunun daha sonra devamını filmlerini çektiler fakat ilki yanında iki filmde sönük kaldı.
hani locke nerde iki bölümdür ortalarda gözükmüyor derken, 11. bölümün final sahnesinde, ben’in baş ucunda çıktı karşımıza. kendisini öldüren ben’e yaşayanlar yurduna hoşgeldin diyerek afallamasına yol açtı. 12. bölümü merakla bekliyoruz.

artık dizi yazmaya da başladık ya tamam bi bu eksikti. hem prison break de başlıyor 2 haftaya, how i met your mother bi yandan, hadi bakalım