2 Apr
2009
Kategori: hayat    |    Saat: 21:17
Yazar:     |    1 Yorum

ego

ego dedik ama bu bildiğimiz ankara’nın alamet-i harikası otobüsleri değil yahu bildiğimiz insanın içinde ki diğer insan, hayatın her alanında ortaya çıkan, kimi zaman ona yön veren, sesini dinlettiren, kararlar aldıran, yanlışlar yaptıran şey. ah bu şeyler olmasa nasıl cümle kurardık biz?

ego, aklımıza gelebilecek tahmin edebileceğimiz en kötü güven dolandırıcısıdır. çünkü onu göremezsiniz. en büyük ve tek numarası “ben senim”dir. yani onu farketmeniz çok zordur hatta imkansızdır. zaten en büyük sorun, egonun bakacağınız son yerde saklanmasıdır, yani içinizde, kendi içinde. düşüncelerini, sizinkiymiş gibi saklar, onun duyguları, sizin duygularınızmış gibi. sonu siz zannedersiniz, ki bu sonun başlangıcı olabilir sizin için. insanların egolarını koruma ihtiyacı sınır tanımaz. hatta insanlar ego değeri dedikleri şeyi (ah şu şey) korumak için yalan söyler, hırsızlık yapar belki adam bile öldürebilir, ne gerekirse yaparlar. insanların egoları tavan yapmışken, aslında zihinsel olarak hapiste olduklarını farketmezler. yani bir ego olduğunu bilmezler. kısaca aradaki farkı bilmezler. başta zihin için kabullenmesi zordur. kendinden öte, daha değerli, içindeki gerçeği daha iyi ayırt eden bir şey olduğunu kabullenemez. dinde, ego şeytandır hatta. ve tabii kimse egonun ne kadar zeki olduğunu anlamaz. bu hayali dış düşmanı yaratırken genelde kendimiz için bir düşman yaratırız. sonra o, ego için gerçek bir tehlikeye dönüşür. ama aslında onu da ego yaratmıştır. kafanızdaki ses ne derse desin, dış düşman diye bir şey yoktur. düşmana dair tüm fikirleriniz egonun düşman olarak yansımasıdır. bu bağlamda dış düşmanlarımızın hepsini kendimizin yarattığını görürsünüz, bu da insan için yıkım noktası olabilir. en büyük düşmanınız kendi fikirleriniz, kendi cehaletinizdir. tek cümleyle, kendi egonuzdur.

1 Yorum

  • bkz: revolver