cool runnings
içimde ki bi ukteydi bu film ha. izledim ve geçti. kimbilir ne kadar eskiydi bunu ilk kez televizyonda izlediğimde. gerçi film 93 yapımı ben 86 doğumlu olduğuma göre muhtemelen 95-96 yıllarında izlemiştim. daha küçüğüz ne anlarız filmden deme çok etkilenmiştim. aslında etkilenmek derken çok beğenmiştim dersem daha doğru olur. daha sonraları arayıp arayıp bulamamıştım, böyle bir iki film daha var içimde ukte kalan acaba onları da bulabilecek miyim. hani hayatta hiç beklenmedik bi anda abzurd bi şey olur ve bi ışık çakar ya aklınızda onun gibi bi şey. tamam kabul ediyorum onun gibi bi şey değil fakat demek istediğim hiç alakasız bi yerde karşınıza çıkması. herkese oluyodur öyle şeyler eminim, bana genellikle çok sevdiğim fakat adını bilmediğim şarkılarda oluyodu, hiç alakasız bi yerde alakasız bi şey izlerken aa bu o diyodum ve buluyodum. neyse cool runnigse gelecek olursak ki türkçeye üşütük popolar diye çevrilmiş, allah adamı taş yapar kim çevirdiyse. işte dönem arası trabzonda evdeyim canım sıkılıyo zaplıyorum kanalları, neyse ntvspora geldim baktım kızak sporuyla ilgili bi yayın var, aklıma hemen bu film geldi. aa dedim benim dediğim filmde bu sporla ilgiliydi vsvs derken, bi de baktım ki filmin gerçek hikayesinde ki adamlarla röportaj yapıyorlar. hemen aldım ismini tabi doğru filmi download etmeye. işte bu güzel tesadüf yıllardır izlemek istediğim filmi izletmiş oldu bana.
film 1988 kanada calgary kış olimpiyatlarına katılan bob sled veya bob sleigh, bizim anlayacağımız dil ile kızak takımının gerçek hikayesini anlatıyor. daha önce hiç kızakta kaymamış muhtemelen kar bile görmemiş sporcuların hikayesi. esasında asıl dalları koşuculuk olan fakat elemelerde junior tarafından düşürülen dericein önderliğinde hiç bilmedikleri bu spora girişirler. haliyle çok neşeli sahnelerin olduğu bir film. antrenörleri rahmetli komedyen john candy, candy bu filmden yaklaşık 1 yıl sonra kalp krizinden gitmiş. işte film jamaikalı kankalarına başına gelen olumsuzluklara ve tüm dalgalara rağmen içlerinde ki azmi iyi bir şekilde vermiş, zaten olimpiyat ruhu da bu değil midir? ayrıca dericein isviçre takımından gördüğü “ayn, zıvayn, dıray” diye kaymaya başlamalarına sakanın verdiği biz jamaikalıyız, jamaikalı giyinip öyle konuşmalıyız tepkisi de aklımda kalan güzel estantenelerden. neticesinde eski kızağın vidalarının gevşeyip belki şampiyonluk gelecekken yarış dışı kalmaları trajik olsa da, yarışı bitirmeliyiz diyip ayağa kalkıp kızaklarını finişe kadar taşımaları filmin duygusal patlama yaratan noktalarından biriydi diyebilirim veya bana öyle geldi, bu aralar çok mu duygusalım da gözümden yaşlar aktı bilemiyorum, ama güzeldi, hoştu. izlenmesine kesinlikle değdi. umarım o içimde kalan iki filmi de bulur ve izleyebilirim. bulurum değil mi?
“feel the rhythm, feel the rhyme, get on up, it’s bobsled time!” COOL RUNNINGS!
Yoruma kapalı.
