29 Jan
2009
Kategori: hayat    |    Saat: 01:17
Yazar:     |    Comments Off on sessiz veda

sessiz veda

ne güzel şeydir… önce yüzünüzde bir gülümsemeyle onu düşündüğünüzü fark edersiniz, telefon ettiğinde daha açmadan ağzınız kulaklarınıza varır. sonra onunla konuşurken içiniz sevinçle dolar. sesini duymanın tüm dertlerinizi götürdüğünü keşfetmeniz uzun sürmez… korkak gözlerinizin içi güler ona bakarken; sessizce, sebepsizce sırıtırsınız… mideniz ağrır, o mide ağrısı yok mudur? sözleriniz bile titrer, titremez mi? ne güzel şeydir…

ama yaşanmış hayal kırıklığından sonra zordur yeniden umutlanabilmek. hatta imkansızdır ama kendinizi kandırıyorsunuzdur. boşuna dememişler umut lanettir diye… her yeni umut dalgası insanın aklına “ya yine olursa” düşüncesini getirirken, o “belki”ler yok mu içinizi kemirir, uykularınızı kaçırır. ya yine olursa, ya yine olursa… ama ya olmazsa? zordur hayal kırıklıklarından yeni bir umut inşa etmek. bir de onsuz olamayacağını anlamak vardır ki, bu durum her şeyden beterdir, tarifi yoktur. size oldu mu hiç böyle? aslında zor olan hayata yeniden dönebilmektir belki de… yeniden gülebilmek… yaşadığını hatırlamak, hissetmek, hissettirmek…

bu anlarda veda etme gerekir. her şeyi bir daha onlara asla dönmemek üzere bırakmak. aslında siz böyle desenizde içiniz böyle demediğinizi bilir, yani dönüp dolaşıp kendinizi kandırıyorsunuzdur. ama haklısınızdır çünkü bu hayattan istediğiniz son şeydir, hatta asla istemediğinizdir… ama hayat bir trajediden ibaret değil midir?

işte sessiz veda gereklidir böyle anlarda, başka yolu yoktur bu gidişin. ve biliyor musunuz? sessiz veda en iç acıtanı, göz yaşı döktürenidir. konuşmadan, belki de konuşamadan… söyleceklerini, söylemek istediklerini içinde saklayarak, saklamak zorunda kalarak… başını öne eğip uzaklaşmak… uzaklaşırken son defa göz ucuyla seyretmek, o görmeden gözyaşlarını silmek… sessiz olunmalıdır, giderken kimse rahatsız edilmemeli, yük olunmamalıdır kimseye çünkü hakkın yoktur kendi üzüntüne başkalarını da katmaya…

işte bu yüzden gidiyorum ben, her şeyden ve herkesten uzaklaşıyorum istemeden…

belki bir gün sana yazarım uğradığım bir şehirden, renkli bir kart atarım… sonra bir gün çıkarım, dönmez derken…

Yoruma kapalı.