eller yukarı, teslim ol!
emre cuma akşamı pazar paintballa gidiyoruz geliyo musun diyince kızdım, bu nasıl soru diye, gelmem mi? yılların kantırcısına hatta zamanında paintballda göğüs göğüse çarpıştığın adama sorulur bu? ayıp. gerçi biraz düşünmedim dersem yalan olur, malum sınavlar başladı pazartesi ve salı günü iki adet sınavım var hatta buna rusça kuizinide eklersek iki buçuk sınav, napıcam ki? oturup ders mi çalışıcam, tabii ki hayır ya ne işim olur dersle gidip çılgınlar gibi paintball oynamak varken, yanılıyor muyum?
berbat bir cumartesinden sonra pazar sabah 07.30da kalktım, yalnız çok heyecanlıyım paintballa gidiyorum ne kadar zaman sonra diye değil, kronik uykusuzluk sorunu yaşıyorum, ayıp ya insan pazar sabahı yedi buçukta kalkar mı?
kalkıyomuş, acaba bu kısa sürede ders notlarını okuyabilir miyim diye düşündüm, hatta denedim bi iki parça açıp bilgisayarda şöyle bi göz gezdirdim ama yok mümkün değil olmuyo, zaten koca cumartesi evde oturup çalışmayan adam iki saatte mi çalışacak, o kadar üşendim ki cumartesi yaptığım iddaa kuponunu yatırmak için dışarı bile çıkmadım, tahmin edilebileceği üzerine kupon tuttu! ben kendime sövdüğümle kaldım..
neyse çocuklar uyanana kadar cem karaca dinledim biraz.. uyandılar sonra hazırlanma vs derken bi çırpıda buluşma yerine ulaştık, giderken soruyorum emreye, “biliyolar mı acaba? bizi denek olarak çağırmasınlar?” neyse öyle olmadıklarını anladık oynayınca.. sonra emrenin arkadaşı çağlar geldi, sonra kardeşi, sonra çağların arkadaşı diğer emre vs derken.. toplandı bi takım, 2 arabaya doluştuk hedef eskişehir 29. km!
bi dipnot vermek istiyorum, çankayada okuyanlar biran önce mezun olun, üniversiteye girecek olanlar sakın çankayayı yazmayın! paintball mekanı çankaya üniversitesinin yeni kampüsünün karşısındaydı, valla git git bitmiyor, ben başkente sövüyodum fakat çankayadan korusun allah, çaresizlere bi önerim var, polatlıdan tutun evi, okul ankaraya 30, polatlıya 40 km uzak, hem orda kiralar ucuzdur! karlı bile çıkabilirsiniz. (gülücük)
neyse geldik, tulumları aldık, giyicez! olmuyo! ufak geliyo boyu, neyse xxl bulduk bi tane oldu ama nasıl? kendimi beyazın şu an adını hatırlayamadığım bi tiplemesine benzetiyorum.. neyse takımları seçicez, + ve – diye kağıtlara yazıp seçtik, ben şike yaptım 2 kağıt seçtim biri -, biri + idi emre ve alperle aynı grupta olmak için – yi yerine koydum, böylelikle üçümüzde aynı takımda olduk.. yelekler giyildi, mermiler alındı yerlere geçildi.. derken bi ses, o ne lan? kurtlar vadisi! dağılın lan ben polatım gelin hepiniz modunda başladık oyuna.. bi süre sonra anladık ki baya iyiyiz, setleri teker teker kazanıyoruz.. tankın ve kamyonun üzerinde adeta şov yapıyorum.. generalim yahu o derece!
üç tane ilginç anı var ki anlatmaya değer kendimle ilgili, tankın içersinde solda ki lastik bariyerlerde birilerini görüyorum, nişan aldım bekliyorum, sanırım çağların kardeşi emre, tabi bu kadar yaşlı kurdun arasında yeri yok! kafayı çıkarıyor, uçuyorum! ee o kadar sene boşa kantır kasmadık değil mi? neyse iniyorum tanktan devam ediyorum, bakıyorum biri daha var orda.. yaklaştım iyice, teslim ol diyorum, teslim ol sıkarım valla bak! adam döndü teslim olmamayı seçti, bi anda max payne gibi zamanı dondurup yere atlıyorum, düşerken basıyorum tetiğe ve dank! kafadan değil fakat teslim olmamasının cezasını canını alarak ödettim!
hatrıma gelmeyen bi sette, diğer takımdan tek çağlar kalmıştı, bizim beyze sızmış tahtanın arkasında duruyo, bizden birisini vurdu, bi çıksa tam namlumun ucunda! tankın içindeyim, sigaram olsa yakıcam o derece rahatım bekliyorum çıkmasını.. kamikaze uçağı gibi koşmaya başladı.. “dur yahu nereye” dank kafaya! şaka gibiydi yahu.. kafadan vurmasına vuruyoruz ama allahtan kötü bi sonuca yol açmadı.. kasklar sağlam çıktı, halbu ki hiç öyle durmuyorlardı..
sonra bi molada şu an ismini hatırlayamadığım bi arkadaş kendi ayağına sıktı! evet artık takımına isyandan mıdır bilemiyorum, bi sesle irkildik, bi baktık ayağına sıkmış (gülücük), neyse ki önemli bişey olmadı.
sonra baktık böyle olmuyo hep bizim takım kazanıyor, 4-0 ken durum eş değişimi yaptık, ben çok iyiyim ya hemen kaybeden takıma geçtim, harbiden iyiymişim ben karşı takıma geçtikten sonra oyunu 4-4e getirdik (gülücük) koca oyunda yalnızca patlamayan bi mermiye boyun eğdim o kadar, ordada vurulmuş sayılmıyodum aslında, boyanın patlaması gerekiyodu bana çarpan top patlamadı.. boya topları yetmedi zaten, abartıp iki bin top aldık onlar bile yetmedi, sonra da dostuk kazansın dedik bitirdik. gerçi toplar bitmeseydi yemişim dostluğu modundaydı herkes, zaten adam başı 40 ytl olmuştu iki bin top aldığımızda, bizde abartmadık daha fazla ee öğrenciyiz haliyle para gerekiyo bazen..
yahu çok eğlenceliydi.. çok eğlendik güldük.. çok da yorulduk ama değdi be.. şimdi benim sınavım var yarın, ama böyle bi keyifi yaşamadıktan sonra yemişim sınavını.. daha çok var çalışırım yahu, gece var, yarın var, sınav öncesi var, var da var daha..
emeği geçenlere sevgilerimi gönderiyorum, keyifsiz bi cumartesinden sonra bu neşeli pazar iyi geldi.. bunlar da bugünden hatıra kalan karelerden bir kaçı..
Yoruma kapalı.




