ama ya peki?
şebnem ferahın bi şarkısı vardı, dur hatırlayacam, evet hatırladım, ne diyodu? sil baştan başlamak gerekmiş bazen, herşeyi bertaraf etcekmişsin, yok yahu bertaraf et başka parçaydaydı, neyse buna benzer sözlerin olduğu bi şarkıydı işte. benim konuda bi fikrim yok, “sanırım ama fakat galiba” karışık bi durum, bu konu için bi sözüm var benim, benim dediğim aslında gerçekten benim mi bilemiyorum, yani ben hiç bi yerde görmedim bunu, belki de çook eskiden okumuş bilinç altıma yerleşmiştir ve şimdi tekrar su yüzüne çıkmıştır ve ben benim sanıyorumdur, neydi yahu? şey,
sil baştan değil, ancak kaldığın yerden devam edersin hayata, veya bunun gibi bişeydi. aslında bu söz anonim herkesler söyleyebilir bunu, 2 kadeh içmek yeterlidir belki, meybi mor. aliside veliside hepsi söyler bunu. ama yavaşla öğrendiğim bi şey var, hayata devam etmek konusunda, geçmişine çizgi çekmeli bence, hemde kalın bi çizgi, geleceğe dair umudun veya beklentinde olmamalı, sadece yaşamalısın, uyumalısın, kalkmalısın sonra tekrar uyuyup tekrar uyanmalısın. ne insanları umursayarak nede onlar tarafından umursanarak.
insan veya ben garip biriyim, çok mutlu olduğum bi anda saatlerce ağlayacak kadar kötü olabiliyorum, veya kötü olduğum bi anda gülme krizine tutulabiliyorum, neden yahu nedir bunun mucizesi?
ya ne diyorum ki ben, aslında bu yazdıklarımın son bi saattir dönen affedilemeyen üçlemesiyle ilgisi yok, valla bak doğru söylüyorum.
“ama ya peki” ?
how can i be lost, if i’ve got nowhere to go?
Yoruma kapalı.
