lanetli adam
güldüğüme bakma yahu, dün akşam bildiğin agresiftim, hatta sinirlendim bile diyebilirim. bu kadar mı şansız olur bi adam, olur evet.
yorgunum ya, yazmak gelmiyor içimden, ama yine de karalayım bi-iki bişeyler..
dün büyük gündü, deneme yayınlarından sonra artık sıra canlı yayına gelmişti!
her şey normaldi, moralim kötüydü, canım sıkkıdı, derslere girmek istemedim, girdiklerimde uyudum, ata hocası “onur nedir bilir misin” diye sorduğunda, “evet, onur adında arkadaşlarım var” dedim. herşey olması gerektiği gibiydi yani!
yahu bildiğin yorgunum, bugun odamı temizledim, banyo yaptım üstüne, öldüm, bitkinim sanırım o yüzden şu an bunları yazarken fazla bi zevk gelmiyo içime, ama canım sıkılıyo yazmam lazım bi şekilde zaman geçsin de bi an önce uyuyayım.
hııh ne diyodum? elemanın biri araya girdi, kafamı dağıttı iyice, bakayım ne yazmışım yukarı..
evet onur, onu geçtik, e başlamamışım zaten henüz.
neyse döndüm,
işte okuldu, rusça dersiydi! felan kak dila? heh siz bilmezsiniz, anlayan anladı! bitti okul, saat 7ye doğru bahçeliye geldik elifle, benim taşınabilir hard diskim elifte, bazı filmler için ona vermiştim vs getirdi şeydi şuydu, kısacası onda yani, artı olarak anahtarımı da vermişim ona, neymiş cebimde taşıyamıyorum, salak beni.
sonra kısacık bi yemek yedik, ama yemek yerken başıma geleceklerin farkında değilim, yorgunluğumla 7. caddeden geçen amaçsız insan silsilesini süzüyorum.. caddeyi süzüyorum ama arka sırada ki yaşlı amca çekiyo dikkatimi 60 yaşlarında, kahverengi deri! para çantası var.. duruyorum, elife dönüp,
“elif iki kişiyiz şu amcayı tenhada sıkıştırıp gasp edebiliriz” “kader, bi daha karşılaşırsak gasp ederiz” diyor, karşılaşmıyoruz.
haa kader dedik ya acaba yemeği orda değil de şurda yeseydik başıma bunlar gelirmiydi gene? ölünce ilk öğreneceğim soru bu olacak!
kalkıyoruz elifi bırakıyorum otobüs durağına, biniyo.. dönüyorum gidicem!
dank!! salak selçuk, gerizekalı! ne unuttun gene!
hard-disk elifte az sonra yayın var, müzikler içinde ne halt edicez! otobüs geçerken elifle göz göze gelip tarzanca durumu izah ediyorum ama artık çok geç gidiyor..
neyse bunu fazla takmıyorum kafaya zaten bilgisayarımda yeterince müzik var, idare ederiz bir seferlik..
adım atıyorum..
bi dakika! o otobüsü durdurun hemen! binecek var!!!
anahtarımda elifte!!
yok ya anahtara gerek yok, nede olsa evde birisi var..
vardır dimi?
gidiyorum bi umut, bir umuttur yaşatan insanı ama yok işte allahın kulu.. hayalle yaşayanın vsvs..
ee olabilir herkesin başına gelebilir tabi, ararsın gelir biri açar kapıyı dimi? şarjım bitmiş, kartımı başka bi telefona taksam farketmez, isimler telefon hafızasına kayıtlı! aklımda ki tek telefon ne alaka bilmiyorum kaanın 72 yıl önce kullandığı 885 87 87 hattı, yok tabii ki.
gerçi bilişim çağındayız yaa.. bu arada saat 8i geçiyor, 9da milyonların önünde olmam gerek!
sercan evde mi diye yaklaşıyorum apartmanlarının önüne ışık yanıyo, kim olduğu önemsiz evde ali, veli, bilgisayarı kullanmam gerek!
meseneye giriyorum, tanıdıklara çocukları aratıcam, kaanın kardeşi halısahaların genç yeteneği abbasa aratıyorum kaanı, kaan dönüyo bana sercanın numarasıyla, çankayada halısahada gelemez, ben gidemem, salak alperi ararım açmaz.. sonra bi daha kaanı ararım, bahadırı ara der, bahadır aranır, pes oynanıyordur, bi daha aranır, yemek yiyordur, neyse zaten yeterince sıkkınım şu an sebebini bilmiyorum bi an önce sona gelmeliyim, yahu yorgunum bide sızacam kesin, gerçi milli maçta var değil mi?
he ne diyodum, en son bahadırda karar kıldım, gittim aldım anahtarı, sevinçliyim yazacamda insanlar rahat vermiyor ki.!! bırakın yazayım kardeşim, anladık seviyosunuz beni, hep halimi hatrımı soruyorsunuz, telefonum susmaz, msn desen vırr vırr, herşeyi geride bırakıp adıyamana yerleşmemi istemiyorsanız bi braynında şunu bitireyim ya, acı çekiyorum zaten iğrenç bi yazı oluyo, somurtarak yazıyorum resmen.
nesee anahtarı mı almıştık en son?
evet,
aldım koşuyorum eve yetişecem yayına ya! bi koşu geliyorum eve, açıyorum.. o da nesi?
sistemde ki virüs sebebiyle her haltı kapatmışlar, site, forum, radyo! ee bravo bu kadar şey üzerine olacak iş mi bu ya? o kadar çalış, çabala, hak et ve başar eve gel sistem kapalı..
yukarıdakilere dönüyorum camdan bakıp.
– çok eğlendiniz mi bugün?
– kameralar nerde, nereye el sallayacağım?
dakika 1 gol 4 misali yenik bi vaziyette gidip ümit milli maça bakiim diyorum, şaka gibi yeniliyoruz 2-0, oynanan futbolda bizim 12 yıl önce oynadığımız futboldan zevksiz yahu.. işkence bitene kadar kalkmıyorum başından bir umutturdu ya yaşatan insanı, belki gol atarız, finallere kalabiliriz diye, o da olmuyo; beniim lanetimden midir acaba onu da düşünmüyorum değilim.
ve kapanış.. 5. gol
maç bitiyo, bilgisayarımın başına dönüyorum ne var ne yok bakayım diye, ne göreyim; sorun halledilmiş, benden sonra yayını olan arkadaş yayında..
ses çıkarmadan duruyorum bi mühlet, dik oturuyorum, bi anda arkama dönüyorum, fakat yine yakalayamıyorum.

ohh,unlucky boy*;)
yaa şansız mı?