Kategori: "gündelik"
11 Sep
2011
Kategori: gündelik    |    Saat: 22:03
Yazar     |    Comments Off on mülakat

mülakat

şüphesiz ki her fani günün birinde mülakat gerçeğini tadacaktır. evet ben de bir fani olarak tattım bu duyguyu. daha önce odtü’de tatmam gerekirken kendimi ankara üniversitesine saklamak zorunda bırakılarak. şimdi odtü günlerine dönerek yaramızı deşmeyelim ama çok hüzünlüydü bee. ciddiyim bak, bana yaptıkları çok kırıcıydı be, önce “hadi mülakata bekliyoruz” de sonra “dur hemşerim bi hata yaptık” de, olacak iş mi? “okuyoz biz ya” ayıp bi kere.

ankara üniversitesine gelince, odtü hüsranı sonrası geçen bir “belirsizlik” döneminin sonuydu gibi. geçen günler, çıkmayan duyurular, her gün girilen web siteleri. o gün gelecekti, ve geldi de. bu arada ingilizce’de “virgül ve and” beraber kullanılabiliyorken türkçe böyle bir şey yok galiba, yani az önce kullandığım cümle hatalı aslında, neyse konumuz o değil. evet, öncesinde geçen günler zordu, çünkü ne yapacağı belirsiz bir ben, destek çıkmak yerine, seyirci kalmayı bile beceremeyip beni yönlendirmeye çalışan bir baba. neyse kimsenin kötülüğümü düşündüğünü sanmıyorum, tamam bir kaç kişi çıkabilir, aslında baya kişi sayarım şimdi bak, ikinci neyse, babam herhalde bunlardan değil. yine de benimle çatışmak yerine, seyirci bile kalsa bu süreç çok daha sancısız geçerdi, eminim.

evet ankara üniversitesi demiştim, başvurusu çok kötüydü, kim okur ki zaten gölbaşı’nda? ben okumam. okuyan hazırlık öğrencilerine de kolay gelsin. tüm bölümler oraya taşınacak(mış) ben bi mülkiye’nin bir hukuk’un oraya taşınacağına ihtimal vermiyorum, en azından önümüzdeki 100 sene boyunca.

evet başvurudan sonra mülakat aşaması vardı son olarak. geçen hafta insan hakları ve uluslararası ilişkiler olmak üzere iki mülakata katılmış bulundum. birisi kısa, diğeri görece uzundu. birisinde biraz sıvamış olabilirim, ama diğeri görece daha iyiydi. bilmiyorum, bu saatten sonra konuşmanın pek yararı yok zaten, yarın veya sonraki gün ya da bir sonraki gün belli olacak ne yaptığımız. o zaman bir iki kelam edebilirim herhalde. gelecek çizgimiz yolundan saptı dediydim, tekrar çizgisine dönecek mi, yoksa yeni alternatif bir gelecek mi yaratacak kendisine bilemiyorum. keşke her şeyin başına dönüp olayları rayına sokabilirsem. açsam kollarımı dr. brown diye bağırsam, belki.

araya sıkıştırayım hemen. twitter’ımı kapattım, nedeni basit; insanların yazdıklarına tahammülüm kalmamıştı, ya az biraz sevdiğim insanlara küfredecektim, aslında ediyordum zaten. neyse kapattım ve gitti, gereksiz bir şeydi zaten. feysbıkı da kapatsam tam olacak ama hali hazırda fazla zaman geçirmesem de etkin iletişime yaradığını inkar edemem. bir de şu gerzek “check-in” nanesi olmasa. dur şimdi bu konuya girersem çıkamam, ama bir sürü laflar hazırladım, günü gelince edicem. sözlük olsa, blogum olsa daha eğlenceli olur. bu arada yeni, güzel, daha açık bir “theme” arıyorum, aylardır karanlıktayız, artık gün ışığını görme vakti. belki paylaşımlara fotolar, şakalar, komiklikler felan da ekleyebilirim böylelikle. çok yalnızım be blog!

27 Jan
2011
Kategori: gündelik    |    Saat: 10:03
Yazar     |    1 Yorum

avrupa birligine giris